Posted by: Kutlu Asır on: Kasım 3, 2009
Asırlardır ezilen, horlanan, mağlup bir ümmetin, zaferden zafere koşan ve yenilgi nedir bilmeyen bir mücahide, Bedir’in ve Uhud’un şanlı kahramanına, Hayber’in fatihi Allah Resulü’ne; biçare seslenişidir bu:
Medine’nin bir ucundan acı bir haber gelmiş, yüreğini yakmıştı. Kaynuka Yahudilerinin mahallesinde Yahudiler toplanmış, bir Müslüman kadının örtüsüne saldırmışlardı. Kadın can havliyle bağırmıştı: İmdat diye.
Senin arkadaşların ne kadar gururluydu [...]
Posted by: Kutlu Asır on: Mayıs 9, 2009
Dünya nimetine hiç düşkün olmamasıyla tanınan Said bin Amir, dünyada iken mal biriktirme derdine kapılmamıştır. Vefat ettiği zaman içinde oturacağı tam bir evi bile yoktu. Hâlbuki vefat ettiği sırada Hıms valiliği görevinde bulunuyordu. Hicri yirminci yılda, kırk yaşlarında iken vefat etmiştir.
Hazreti Ömer, Yermük savaşından sonra boşalan Humus valiliğine muhacir Ashab-ı kiramdan olan Said bin Amir’i [...]
Posted by: Kutlu Asır on: Nisan 2, 2009
Kötü rüya gören Allah’a sığınsın
Ebu Katade (ra) naklettiğine göre; Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Rüya Allah’tandır. Hulm (sıkıntılı rüya) ise şeytandandır. Öyle ise, sizden biri hoşuna gitmeyen bir kötü rüya gördüğünde sol tarafına tükürsün ve o kötü rüyadan Allah’a sığınsın. (Böyle yaptığında) şeytan kendisine asla zarar veremeyecektir.” [Buhari, Müslim]
Posted by: Kutlu Asır on: Şubat 6, 2009
O kadar uzaklaşıldı ki, en iyi ‘hoca’ evinde ve işinde oturmayı tavsiye eden hoca oldu. Âlimlik bir tür bürokratlık haline geldi. Kâğıt üzerinden her şeyin yürütülebileceği, cihadın zamanının geçtiği bize inandırılmaya çalışıldı. Hocalardan, davetçilerden biri cihadı gündeminde tutmuyorsa o, güçlülerin medyasında kendine yer bulabildi. Önüne mikrofonlar kondu. Ahiret için yaşayan bir ümmet olduğumuz halde dünyevileşmede, [...]
Son yorumlar