Asrı Saâdet Dönemi

Anne Baba hakkı

Posted by: Kutlu Asır on: Haziran 18, 2009

Perişan olsun!

Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun”

[Müslim]

Önce, anne – babaya karşı durumumuzu bilelim

BİR çocuğun yaşı, mevkii ve seviyesi her ne olursa olsun; ebeveyne karşı kundakta olduğu pozisyondadır. Uzayan yıllar, ortaya çıkan maddi veya manevi farklılıklar, gelişmeler ebeveyn-evlat mesafesinde bir farklılık asla getirmez. Kur’an’a iman etmiş bir insan nefsine ağır bile gelse bu gerçeği kabullenmek durumundadır. Onlara denk tutabileceğimiz bir akrabamız, dostumuz yoktur. Allah ve Resulüne imandan sonra onlar ilk sırayı almaktadırlar.

Anne – babanın çocuklarına karşı sorumlulukları var mıdır?

Şüphesiz ebeveynin de çocuklarına karşı sorumlulukları vardır. Ancak bu sorumlulukların muhasebesi evladın yetkisinde değildir. Ebeveynin ihmal ve hataları hatta kasıtları bile evlat tarafından muhakeme edilemez. O tip meseleler “gözlerin yerinden fışkıracağı bir gün”e havale edilir. Evladı arasında adaletsizlik yapan, zulüm yapan bir baba veya annenin elbette “Hâkimlerin Hâkimi’ne” havale edileceği gün vardır. Evlat, önceden acele ederek hüsrana uğramamalıdır.

Ebu Davud’un rivayet ettiği bir hadiste şöyle denilmektedir:

Resulullah (sav)’ın yanında oturuyorduk. Beni Seleme’den bir adam geldi ve dedi ki:

“Ya Resulullah! Annem babam öldükten sonra, onlar için yapmam gereken bir vazife kalır mı?”

Resulullah (sav) buyurdular ki:

“Evet, onlara dua etmen, onlar için istiğfar etmen. Verdikleri sözlerini yerine getirmen. Onlarla bağlı olduğun akrabaya sılayı rahim yapman ve arkadaşlarına ikramda bulunman…”

Bu bir imtihandır!

Namaz gibi, cihad gibi. İlk nefesten son nefese kadar bıkkınlık gösterilmeden ve ecri Allah Teâlâ’dan beklenerek bütün olumsuzluklara rağmen sürdürülmelidir. Onların rızasını elde etme uğruna kibir, utanma ve ne derler gibi şeytanî tuzaklara düşmemek gerekir. İnsanların dedikodularına itibar etmeyeceğimiz gibi, öyle bir çirkinliğe de zemin hazırlamayacağız.

Anne hakkı baba hakkından üç kat daha üstündür!

Baba hakkında herhangi bir ihmale neden olmadan, anne hakkı üç kat daha önde tutulacaktır. Annelerin daha çabuk kırılabileceklerini ve aynı şekilde gönüllerinin daha çabuk düzeltilebileceğini unutmamalıyız.

Anne ve babanın itikadî ve amelî eksiklikleri, evladın onlara karşı evlatlık görevlerinde bir ihmale gerekçe olamaz. Onların itikadı ve ameli ile ilgili hesabı Allah Teâlâ’ya aittir.

Yaşlılık günlerine dikkat!

Kur’an, onların yaşlılık günlerine özellikle işaret etmektedir: Yaşlanan ebeveyn daha hassas olabilir, daha önce yapmadıklarını yapabilir. İmtihan daha kritik ve ecir daha büyük olmuş demektir. Mukabilinde sabır ve dayanma gücümüzü artırmak zorundayız.  Ebeveynin duaları da bedduaları da her zaman geçerlidir. Bu geçerlilik yaşlandıklarında çok daha ileri noktalarda olabilir. Onlardan bunaltıcı bir tavır gördüğümüzde, hem şeytana yol bırakmamalıyız, hem onların o haline bir gün bizim de düşeceğimizi hesap etmeliyiz. Yaşadığımız çağda oluşan fasit örfün etkisinde kalan bir Müslüman ebeveynine karşı yaptığı hataların neticesinde hem Rabbinin rızasından mahrum kalır, hem de yarın daha beterini görebileceği bir hatayı yapmış olur. Kur’an ve Sünnetin öğrettiğini terk edip kokuşmuş bir örfün etkisinde kalmak Müslüman için asla uygun olmaz. Ebeveynini bakıma muhtaç hale getirip bakımevine terk eden iki hatta üç kardeş, yaşadıkları toplum tarafından lanetlenmiyor olabilirler; ama Allah’ın nazarında ne durumda olduklarını iyi düşünmelidirler.

Ebeveynin rızasını elde etmeye gayret ederken dikkat edilecek en önemli hususlardan biri de onların üzülmelerine neden olacak şeylerden kaçınmaktır. Onların dostlarını dost bilmek, sevmediklerini de onların gözleri önünde sevmemek gibi bir tavır sergilenmelidir. Diğer çocukları ile olan olumsuz ilişkilerinde çocuklardan yana olmak veya hakem rolünde olmak gibi bir hataya düşülmemelidir.

Ebu Hüreyre (ra) şöyle dedi:

Bir adam Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme gelerek:

- Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Anan!” buyurdu.

Adam:

- Ondan sonra kimdir? diye sordu.

- “Anan!” buyurdu.

Adam tekrar:

- Ondan sonra kim gelir? diye sordu.

- “Anan!” dedi.

Adam tekrar:

- Sonra kim gelir? diye sordu.

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Baban!” cevabını verdi.

[Buhari]

Babasının hakkını ödeyen evlat!

Ebû Hüreyre radıyallahu anhtan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Hiçbir evlat babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp azat ederse, babalık hakkını ödemiş olur”

[Müslim]

Annene ve babana iyi davran!

Abdullah İbni Amr İbni Âs (ra) şöyle dedi: Bir adam Peygamber aleyhisselâmın yanına gelerek:

- “Hicret ve cihâd etmek üzere sana bîat ediyorum. Bunların sevabını Allah’tan dilerim” dedi. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Ana ve babandan hayatta olanlar var mı?” diye sordu. Adam:

- Evet, her ikisi de hayatta, dedi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

- “Allah’tan sevap kazanmak istiyorsun değil mi?” diye sordu.  Adam:

- Evet, deyince:

- “Ana ve babanın yanına dön. Onlara iyi bak!” buyurdu. [Buhari]

Etiketler: , , ,

1 Yorum "Anne Baba hakkı"

Yorum Yapın

Sizinle Birlikte

website counter

Takdim

Bindörtyüz yıl sonra bugün bizler mü’minler olarak yaşıyor isek, o gün o zor şartlarda sıdkın, mertliğin, ahde vefanın, sorumluluk duygusunun, ihlasın zirvesini bulmuş o güzel insanların tartışmasız bir hissesi var. Peki ya bizler, bu ‘teğet geçen,’ ‘iki tarafı da idare eden,’ ‘risk almayan,’ ‘ahde vefasız’ hayatlarımızla, bu söylem-eylem tutarsızlığımızla ne yapıyoruz?

c

Bağlantılarımız

Can Suyu Derneği

Filistanbul

Filistanbul

Takvim

Haziran 2009
M T W T F S S
« May   Aug »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Ziyaretci Sayisi

  • 351,043 Kişi Ziyaret Etti