Posted by: Kutlu Asır on: Eylül 20, 2006

ÖRTÜNMEKur’ân ; dürüst, namuslu ve ahlâklı bir toplumu öngörmektedir. Bunun için toplumun çekirdeğini teşkil eden ailenin kadın ve erkek bireylerini uyarıyor: Bakışlarınızı kontrol edin ve ırzlarınızı korumak için örtünün. Kadına, hem kendi iffetini ve hem de erkeğin korunmasına yardımcı olması için daha kapsamlı örtünmeyi öngörüyor. Kadının erkekten biraz daha fazla kapanması, dişi olarak yaratılışının gerektirdiği yükümlülükten kaynaklanmaktadır. Oysa Allah katında kadın ile erkek eşittir ve bu gerçek Kur’ân’ın birçok ayetleri ile açık bir şekilde vurgulanmıştır. Tevbe 9/71 : Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerine veli (Dost, arkadaş, yardımcı, koruyup gözetleyici) leridir.
Cenâb-ı Allah; özenerek en güzel biçimde var ettiği kadın ve erkek kullarının, yaratılışa yakışır şekilde güzel ve süslü giysiler içinde olmasını istemektedir. İlkel, bayağı bir giyimle kendilerini çirkinleştirmemelidir. Temiz ve güzel giyinmek inananlara helâldir ve Allah’ın emridir.
Kur’ân’da sadece iki ayette açıklanan örtünme, en önemli hüküm gibi gösterilmeye çalışılmış, toplumumuzda sorun haline getirilmiştir. Oysa İslâmiyetin esası TAKVA’dır ve yüzlerce ayetle belirtilmiştir. İnsanları Cenâb-ı Allah’a ulaştıracak ve rahmetine, sevgisine kavuşturacak örtünme, ancak TAKVA ELBİSESİ ile olur. A’raf 7/ 26 : Ey Ademoğulları (kadınlar ve erkekler)! Size ayıp yerlerinizi örtecek örtü ve bir de süs elbisesi indirdik. Fakat TAKVA ELBİSESİ hepsinden hayırlıdır.
Örtünme; toplumumuzda ciddi huzursuzluklara neden olmak tadır, bunun için sorunun acilen çözülmesi gerekir. Kur’ân’ın emrettiği yol, çağdaş bir Din Şûrasıdır. Böylece anlaşmazlıklar Cenâb-ı Allah’ın öngördüğü gibi çözüleceğinden, toplumdaki sorunlar da ortadan kalkacaktır.(Bkz. Bu Kitap – Anlaşmazlıklarınızı Allah’a Arzedin)
KADINLAR ERKEKLERE ÇEKİCİ GÖSTERİLDİ3/14 : Kadınlardan…gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (çekici) gösterildi. Bunlar, sadece Dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allah’ın yanındadır.
Ayet, insanlara yaratılıştan verilen tutkuyu belirtmektedir. Kadın, erkeğin vazgeçilmez bir tamamlayıcısıdır. Onlarla eşleşerek yuva kurmak, cinsel istekleri tatmin etmek ve çoluk-çocuk sahibi olmak, Yüce Yaratıcı’nın koymuş olduğu hükümlerdir ve Dünya hayatının devamını sağlayan bir yoldur. Kadınların çekiciliğinden kaynaklanan bu zevklere, aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişki (zina) gibi saptırmalar ile ilâhî yasalar aşılırsa, nefislerin kötü sıfatlarına esir olunur ki, böylece Dünya’daki sınavı kaybetmek ve azab (sıkıntı) çekmek kaçınılmaz olur.
İMAN SAHİPLERİ NAMUSLARINI KORUSUNLAR24/30-31 : İnanan erkeklere söyle : Bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırz ve namuslarını korusunlar… İnanan kadınlara da söyle : Bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırz ve namuslarını korusunlar…
Ayette belirtildiği gibi; gözlerdeki cinsel istek ile dolu bakışları kontrol etmek ve iffetin korunulması icabı olan örtünme emri kadınlardan önce erkeklere verilmiştir. Dinen, vücudun örtünmesi gerekli mahrem yerlerine avret denir. İslâm bilginleri bu yerin, erkeklerde diz kapağı ile göbek arasındaki kısım olduğunda birleşmişlerdir. Kadında ise örtünme, zinet (süs) yerlerinin ilâvesi ile biraz daha fazladır.
İffetin (namusun) korunulması; yalnız kadınlar için değil, önce erkekler için farzdır. İffetli olma emrinin öncelikle erkeklere verilmesi, bu konuda onların kadınlardan daha zayıf iradeli olmasından kaynaklanmaktadır. Kur’ân’ı Kerîm; erkeklere aile bağlarının korunması için, Hz. Yusuf’un kıssasını örnek olarak vermektedir. Öyküde, üvey kardeşleri tarafından kıskanılan Hz. Yusuf kuyuya atılır. Onu bulan ve ölümden kurtaran kervancılar, Mısır’da zengin ve büyük mevki sahibi bir tüccar olan Aziz’e satarlar. O da karısına : Yusuf 12/21 Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlât ediniriz.) dedi. Böylece Biz Yusuf’a o yerde güzel bir imkân verdik… Hz. Yusuf, olanakları geniş bir ortamda yetişerek bilgi ve görgüsünü arttırdı. Evin hanımı, çok yakışıklı bir genç olan Hz. Yusuf’a aşık olur ve gönlünü hoş etmek ister. Yusuf 12/24: …Kadın(Aziz’in eşi) onu (Hz.Yusuf’u) arzulamıştı.Rabbinin doğruyu gösteren delili olmasaydı o da onu arzulamıştı…
Hz. Yusuf; kendisine iyilik eden ve güvenen efendisine hıyanet etmemiş, kadını arzu etmesine rağmen Rabbine sığınmakla nefsine hakim olmuş ve böylece doğru yolu bulmuştu. Yusuf 12/32-33: (Kadın) dedi ki: Kendisine emrettiğimi yapmazsa, elbette zindana atılacak ve alçalanlardan olacaktır! Yusuf dedi : Rabbim; bana göre zindan, bunların beni çağırdığı şeyden iyidir… Aziz’in karısının isteğine hayır diyen Hz. Yusuf zindana girmiş, suçsuz olduğunu ancak birkaç yıl sonra kanıtlayabilmişti.
Bu öyküden alınacak önemli ders; kadın veya erkeğin iffetinin korunulması, bez parçaları ile aşırı bürünüp örtünmekle değil, ancak Allah’a içtenlikle iman ederek O’nun ilâhî yasalarına uymak ve takva sahibi olmakla mümkündür.
Kadınlar da erkeklere cinsel istek ile bakmamalı, onları yoldan çıkarmamalıdır. Gözlerin şehevî bakışları gibi dar veya şeffaf elbise giyerek vücut teşhirciliği ve duyguları okşayan sözler de erkeği tahrik etmektedir. Kur’ân, Ahzâb 33/32-33 ayeti ile kadınları şöyle uyarmaktadır : … Sözü duyguları okşayan bir biçimde söylemeyin ki, kalbinde kötülük bulunan biri ümide kapılmasın…İlk cahiliye yürüyüşü gibi kendinizi teşhir ederek (kırıta kırıta) yürümeyin… Konuşmalarda ve yürüyüşlerde dişilik değil, ciddiyet ve kişilik sergilenmelidir. Kadın hiçbir zaman bir şehvet aracı olmamalı; iyi bir eş, mükemmel bir anne ve topluma birçok alanlarda hizmet veren bir varlık olduğunu unutmamalıdır.
Evlilik dışı cinsel ilişkiler (zina), kadın ve erkek için ayni derecede toplumu sarsacak kötü işlerdir. İsra 17/32 : Zinaya yaklaşmayın, çünkü o, açık bir kötülüktür, çok kötü bir yoldur! Zina, kadın için olduğu kadar, erkek için de çirkindir. Aralarında değer farkı olmadığı gibi, her ikisi de birbirine eşittir. Nûr 24/3 : Zina eden erkek, zina eden… kadından başkasıyla evlenmez; zina eden kadın da zina eden… erkekten başkasıyla evlenmez. Böyleleriyle evlenmek inananlara haram kılınmıştır.
Cenâb-ı Allah; ırzlarını koruyan kadın ve erkekler için şöyle buyurmaktadır : Ahzâb 33/35 : Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır; … Irz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar…
SÜSLERİNİ (ZİNETLERİNİ) ÖRTSÜNLERNûr 24/31 : İnanan kadınlara da söyle : Bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırzlarını korusunlar. Süslerini (zinetlerini) açıkta kalanlar dışında göstermesinler. Örtülerini (hımar) göğüs yırtmaçlarının üstüne kapatsınlar…
Ülkemizde büyük anlaşmazlıkların ve tartışmaların sebep olduğu ayet budur ve birçok yorumlara mesnet teşkil etmiştir.
Kadınlarda örtünme; ırzların korunması ile ilgili üreme organlarının kapatılması mecburiyetinden başka, zinet (süs) yerlerinin de ilâvesi ile erkeklerden biraz daha fazladır.
Zinetlerini (süslerini) açıkta kalanlar dışında göstermesinler. Burada zinet kelimesinin anlamı önem kazanmaktadır. Zinet mana olarak süs demektir. Kadında süs ise, hem zinet takılarını ve hem de vücudunun çekici yerlerini ifade etmektedir. Şu halde, kadının takıları ile vücudunun çekici yerlerinin gösterilmesi yasaklanmıştır. Ancak ayette (Ma zahara minhâ) açıkta kalan zinetlerin sınırlarının neler olduğunda kesin bir ifade bulunmamaktadır. Birçok İslâm bilgini, Kur’ân’ın verileri ve Sünnet’e göre vücudun abdest yerleri olan bileklere kadar ayaklar, dirseklere kadar eller, yüz ve mesh edilen başın örtünmeye dahil edilmediğinde birleşmişlerdir. Örtünmede kadına; Süslerini açıkta kalanlar dışında göstermesinler. ifadesi ile iklim şartları, örf ve adetlere göre bir esneklik tanındığı da anlaşılmaktadır.
Örtülerini (hımar) göğüs yırtmaçlarının üstüne kapatsınlar. Ayetin anlaşılabilmesi için «hımar» kelimesinin manası çok iyi bilinmelidir. Arapça büyük lügatlara göre hımar (humur’un tekili) : Örtü, örtmek, herşeyin üstünü örten şey, kadın ve erkeklerin başlarını örten şey demektir. Böylece de hımar kelimesi; yalnızca hanımların baş örtülerinin özel ismi olmadığı, genel olarak örtü anlamında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Arap lisanında; kadınların başlarına örttükleri örtünün özel adı ise hımar değil, mikna ve nasıfydır.
(Bkz.Prof.Dr. Zekeriya Beyaz-İslâm ve Giyim Kuşam-Say:280-283)
Ayette, saçların örtünmesine ait açık bir ifade bulunmamaktadır. Eğer saç mutlaka örtülmesi gerekse idi, kesin bir hüküm ile belirtilirdi. Ayrıca saç, vücudun çekici bir yeri de değildir.Hımar kelimesini kadının baş örtüsü olarak kabul edip, dolayısiyle saça da örtünme yükümlülüğü getirmek, ayetin amaçladığı hüküm ile ne kadar bağdaşır? Ayetten çıkan mutlak emir, kadın vücudunun çekici yeri olan göğüs bölgesinin kapatılmasıdır. Böylece o bölgeye gerdanlık gibi bir zinet de takılmış ise, bu da örtülmüş olacaktır.
Kur’ân; gerek erkeğe ve gerekse kadına, bakışlarını kontrol altına almalarını istedikten sonra, her iki cinse de örtünme emri vermiştir. Ancak erkek üremedeki görevi icabı, daha kolayca tahrik olabilme özelliğinden dolayı, kadına daha geniş örtünme yükümlülüğü getirilmiştir. Böylece kadın ; başkalarının da korunmasına yardım ve katkıda bulunacak, hem de kendi namus ve iffetini koruyacaktır.
SÜNNET’E GÖRE ÖRTÜNME
Buharî, Ebu Dâvud, Nesaî’den gelen bazı hadislere göre Peygamber Efendimizin zamanında, kadın ve erkek müslümanlar ayni su kapından abdest almaktaydılar. Ebu Dâvud’un eserinde : Kadın ve erkek, ellerimizi aynı kaba sarkıtıp daldırarak toplu halde abdest alırdık. denmektedir. Bu da gösteriyor ki Asrısaadet’te kadınlar erkekler yanında abdest uzuvlarını açabiliyorlardı. O halde dirseklere kadar kollar, ayaklar, yüz ve başın abdeste, meshe esas olacak kısmı serbesttir. Bu yerleri de abdest dışındaki zamanlarda kapatmak hassasiyetini gösterenlere saygı duyulur, ancak bunu yapmayanlar hor görülmez.
(Bkz. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk – Kur’an’daki İslâm – Say: 615-616)
ÖRTÜNMEYİ BİRİNCİ SORUN YAPANLAR
Örtünmeyi Kur’ân’ın en önemli hükmü imiş gibi göstererek toplumun huzurunu bozanlar, İslâm’ın omurgası niteliğindeki yasalara hiç değinmemekte, adeta onları gizlemektedirler. Kur’ân’da, örtünme hakkında yalnızca iki ayet bulunmaktadır. Oysa İslâm’ın esasını teşkil eden TAKVA, yüzlerce ayetle vurgulanmıştır. İnsanları Allah’a ulaştıracak, onun rahmetine, sevgisine kavuşturacak örtünme ise TAKVA ELBİSESİ ile olur. A’raf 7/26 : Ey Ademoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek örtü ve bir de süs elbisesi indirdik. Fakat TAKVA ELBİSESİ’si hepsinden hayırlıdır. (Bkz. Bu KitapTakvâ Elbisesi )
SONUÇ
Kadında abdest uzuvları olan; bileğe kadar ayaklar, dirseğe kadar eller, yüz ve baş örtünme dışıdır. İslâm’ın kadını; abdest yerlerinin dışında kalan bölgelerini de, Nûr 31 ayetinin belirlediği çerçeve içinde; coğrafya, iklim şartları, örf ve adetlere göre kapatmalıdır. Hımar kelimesini baş örtüsü olarak algılayan, dolayısıyla saçların örtülmesini gerekli gören anlayış da saygı ile karşılanmalıdır.
Örtünme; toplumumuzda ciddi huzursuzluklara sebep olduğundan, sorunun mutlaka çağdaş bir Din Şûrası ile en kısa zamanda çözülmelidir. Seçkin bilginlerden kurulu Din Şûrası’nın alacağı yeni karar ve fetvalar, ilmihal kitaplarına geçirilerek halkımız aydınlanmalıdır. Böylece sorunlar, Cenâb-ı Allah’ın öngördüğü sistem ile çözüleceğinden, toplumumuzda anlaşmazlıklar ve tartışmalar bitecek, Dünya ve ahirette kurtuluş ve esenliğe erişilecektir.
(Bkz. Bu Kitap Anlaşmazlıklarınızı Allah’a Arzedin )
ÖRTÜNME HAKKINDA BAZI GÖRÜŞLER
«… Nûr 31 deki emir kipi, başa ilişkin bir emir değil, göğse ilişkin bir emirdir. Yani mutlak emir göğsün kapatılmasına yöneliktir, başın örtünmesine değil… Göğüslerin, özellikle göğse takılmış olan süs takılarının kapatılmış olmasıdır… Zînet : Süs tabirini kadının vücudu olarak değerlendirilip el ve yüz dışında tüm vücudun avret olduğunu ve kapatılması gerektiğini söylemek inandırıcı değildir. Kadın vücudunun zinet olarak düşünülmesine dayanak olacak hiçbir Kur’ân ayeti yoktur…
…Abdest vücudun açık havaya maruz bölgelerine uygulanır. Eller-kollar, yüz, ayaklar ve baş bu organlardır ve abdest bu organlara uygulanan bir temizlik hareketidir. Asrısaadet’te, abdesti kadın erkek herkes toplu halde aynı yerde, hatta aynı kaptan alabilmekteydi. Bunun örtünme emrinden önce olduğu, sonradan kaldırıldığı yolunda en küçük bir beyan yoktur. Kur’ân ve Sünnetin verileri de, abdest uzuvlarının örtünmeye dahil olmadığını göstermektedir.
Özetlersek : Müslüman kadın, başı-yüzü, dirseklere kadar kolları, bileklere kadar ayakları dışındaki vücut bölgelerini zamanı, zemini, iş şartlarını, iklim ve coğrafyanın özelliklerini dikkate alarak kapatır…»
(Bkz. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk-İslâm Nasıl Yozlaştırıldı-Say: 358-362)
«… Nûr 30-31 ve öncesindeki ayetler, Hz. Aişe’ye atılan iftira olayı üzerine nazil olmuştur. Meal ve tefsirlerde bunun dikkate alınması, önceki ayetler ile birlikte bir bütün halinde değerlenmesi gerekirdi. O zaman görülecekti ki, Hz. Aişe’nin ziynetini – gerdanlığını – yitirmesi ve o nedenle başına iftira olayının gelmiş bulunması dolayısıyla, mü’min kadınlara ziynetlerini gizlemeleri, saklamaları tavsiye edilmektedir. Bu yapılmamış, ayetler müstakil ele alınmış ve hiç ilgisi olmayan yönlere çarpıtılmıştır…
…Ayette başın örtüleceğine dair kesin bir anlam yoktur. Başınızı şöyle örtün, diye bir ifade mevcut değildir. Hatta çok önemlidir, baş kelimesi de geçmemektedir… Arapça büyük lûgatlarda ise, humur ve hımar kelimelerinin kök ve asıl anlamlarının örtü, örtmek olduğu yazılı… …Kaldı ki, o kelime, baş örtüsü anlamına gelse bile, bundan başı örtmek farzı çıkmaz. Çünkü açık emir yoktur. Amacın baş ve saç olduğunu ifade eden hiçbir işaret yoktur. Ayetin anlamı ve amacı gerdanlık ve halhal ziynetlerini örtüp korumaktır…
Nûr 31′in doğru yorumu ve anlamı şöyle: İnanan kadınlara da söyle, gözlerinden kıssınlar (başkalarının ayıp yerlerine bakmasınlar), kendi ferclerini(ayıp yerlerini) de saklasınlar, ziynetlerini (takılarını) apaçık göstermesinler. Ancak kendiliğinden gözüken bunun dışındadır. Örtülerini yakalarının (gerdanlık ziynetinin) üzerine kapatsınlar…»
(Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, İslâm ve Giyim Kuşam, Say: 267302)
«…Allah’ın, yarattığı ve ahlâkî sorumluluk yüklediği insanlara lütfu vardır. Bu sebeple de, özel olarak örtünme buyruğunun kapsamına giren ve yine her medenî toplulukça da bu niteliği kabul edilmesi gereken kadın göğsü yöresini, nezih bir ifade ile, özellikle belirtmiştir. (Nûr Sûresi 24/31)
Göğüs bölgesi, bel ile göğüs arasında kalan bölge, bel ile ense arasında kalan sırt bölgesi, kolların dirsekten yukarısı gibi bölgeler; özellikle örtülmesi gereken ziynet yerleridir… Mahrem erkekler yanında örtülü olmayabilecek ziynet yerleri; yüz, el ve ayaklar ile elden dirseğe ve ayaktan dize kadar olan beden bölgeleridir…
… Nûr Sûresi’nin 31. âyeti kadın için, ahlâkî ve mecbûrî ev içi örtünmenin sınırlarını belirlemektedir. Bu sınırları belirlerken, saçları özellikle belirtmiş değildir. Âyet-i Kerîme metnindeki hımar kelimesi başörtüsü değil örtü (giysi) anlamındadır… Saçın mutlaka örtülmesi gerekse idi, bu husus da açıkça belirtildi. Kaldı ki saç, özel olarak çekici bir beden yöresi değildir…
Kanaatimce kadının başını örtmeme ruhsatı olmasına rağmen örtmesine de, bu ruhsattan yararlanarak açmasına da, kendisinden başka kimse karar vermemeli ve müdahale etmemelidir. Demokratik Hukuk Devleti’nin gereği budur…» (Bkz. Prof. Dr. Hüseyin Hatemi İlâhi Hikmette Kadın-Say:225-249)
DIŞ GİYSİLERİNİ ÜZERLERİNE ALSINLAR33/59 : Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini (cilbâb) üzerlerine alsınlar. Tanınıp incitilmemeleri için bu çok daha uygun bir yoldur…
Ayet; Peygamber ailesine mensup hanımlarla, mü’minlerin kadınları, evlerinin dışına çıktıkları zaman, tanınmaları ve dolayısıyla sarkıntılıktan korunmaları için dış giysilerini (cilbâb) üzerlerine örtmeleri için uyarmaktadır. Mü’minlerin kadınlarından maksat, cariye olmayan hür müslüman kadınlarıdır. İslâmiyet’ten evvel Arabistanda kabile savaşları oluyordu. Savaşta esir düşen insanlar diğerlerine köle oluyor, bir eşya gibi başkalarına da satılabiliyordu. İşte ayette Mü’minlerin (iman edenlerin) kadınları ifadesi cariyeler ile hür müslüman kadınları birbirinden ayırmak için kullanılmıştır.
Ayetin indiği dönemlerde Arap evlerinin içinde tuvalet yoktu. Bu ihtiyacı gidermek için hür kadınlar dışarıya çıktıklarında, o devirde devlet koruması ve otoritesi olmadığından, bazı ahlâksız serserilerin saldırısına ve cinsel tacizine uğramaktaydılar. Sarkıntılık edenler, cariye sanmıştık diye kendilerini savunuyorlardı. Olay Peygamber Efendimize anlatılmış, ayet de bunun üzerine inmiştir. Hür müslüman kadınların cariyelerden ayırt edilebilmesi için, dış elbise (cilbâb) giymeleri önerilmektedir. Cilbâb, vücudun bütün bölümünü kaplayan geniş bir örtüdür. Baş kapanacak veya saçın bir teli bile görünmeyecek diye bir kayıt yoktur.
Dışarı çıkarken cilbâb giyilmesini öneren ayet, hür müslüman kadınları ile cariyeleri ayırmak için geçici bir gerekçeye dayandığından, hükmü de geçicidir. Bugün cariyelik diye bir sınıf yoktur. Bütün insanlar hürdür, devlet otoritesi tamdır, her mensubunu koruyacak şekilde yapılanmıştır. Çağımızda, müslüman kadınlar dış elbise almaya lûzum görmeden dışarıya çıkabilmektedirler. Şu halde ayetteki gerekçe kalktığı için hükmü de geçersizdir. Nitekim Ülkemizde uygulama da böyle olmuştur. Cilbâb giyilmeden Nûr 31 ayetinin öngördüğü bir giysi ile dışarıya çıkma, İslâmiyet’e uygun bir örtünme tarzıdır.
YAŞLI HANIMLAR ÖRTÜNMENİN DIŞINDA24/60 : Artık nikâh arzuları kalmamış, hayızdan ve evlâttan kesilen kadınların, kasden süslerini (zinetlerini) göstermeye çalışmadan, örtülerini bırakmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama sakınmak için titiz davranmaları, kendileri için daha hayırlıdır…
Kur’an; çocuk yapma ümidi kalmayan yaşlı hanımları, örtünmenin dışında tutmaktadır. Ancak iffetlerini korumaları, dikkat çekici, tahrik edici giyinmemeleri, vücut teşhirciliği yapmamakta titiz davranmaları, kendileri için daha hayırlı olacağı vurgulanmaktadır.
Hacca giden bazı yaşlı hanımlarımız; daha önceleri normal giyindikleri halde, hac dönüşlerindeki aşırı örtünmelerinin nedeninin, bu ayeti bilmediklerinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Ayette görüldüğü gibi, çocuk yapma ümidi kalmayan hanımların örtünme yükümlülükleri kalmamaktadır.
NİÇİN AŞIRI ÖRTÜNME UYGULANDI?42/21: Yoksa onların bir takım ortakları var da, dinen Allah’ın izin vermediği şeyleri kendileri için yasallaştırıyorlar mı?…
39/3 : Dikkat edin! Halis din, yalnız ve yalnız Allah’ındır…
Din, yalnız ve yalnız Allah’a mahsustur. Peygamberlere de ancak tebliğ görevi verilmiştir. İnsanlar için gerekli ilâhî hükümler Kur’ân-ı Kerîm ile belirlenmiştir. Kitap’ta yer almayan, izin verilmeyen bir takım uydurulmuş şeyleri diledikleri gibi din yapanlar, Allah’a ortak koşan zalimlerden başkası değildir.
Kur’ân ve Sünnet’te aşırı örtünme olmadığı halde, niçin İslâm Ülkeleri’nde kadın, çarşaftan peçeye kadar, türlü bezlerle kapatılmıştır? Bunun nedenleri araştırıldığında, İslâm Din’i ile hiç bağdaşmadığı, hastalığın tamamen toplumun yapısında olduğu anlaşılır. Arap ülkelerindeki çok evlilik ve cariye sisteminin neticesinde, aile yuvasındaki evin hanımları, kocalarını birçok eş ve cariyelerle paylaşmak mecburiyetinde kalmışlar, kadınların haklı isyan ve kıskançlıklarını önleyebilmek için Din gereğidir. uydurmasıyla, onları aşırı örtünmeye tabi tutarak eve kapamışlardır.
Çok evlilik. İslâmiyetin geldiği dönemlerde Arap toplumunda çok evlilik hat safhada yaygındı. Herşeyin güç ile ölçüldüğü o devirde kadına değer verilmez, ikinci sınıf insan muamelesi yapılırdı. Bir erkeğin 10-15 eşi olabilir, boşadım sözü ile de kadın her an kapı dışarı konabilirdi.
İslâmiyet; aile yapısını ıslah etmek için, önce evliliği dört hanımla sınırlamış ve bunun için de ağır şartlar getirmişti. En uygun ve adil olanın tek eşlilik olduğu belirtiliyordu, çok eşle evlenme alışkanlıklarının terk edilerek, tek eşle yetinilmesi zamana bırakılıyordu. Peygamber Efendimizin vefatından sonra birden fazla evlilik bırakılacağı yerde, erkek nefislerinde taht kuran çok eşlilik, Dinî hüküm olarak genelleştirildi. Yeni eşlerin gelmesiyle mağdur olan birinci eşlerin isyanı, aşırı örtünme ve eve kapatmakla önlenilmeye çalışıldı.
Cariye sistemi. İslâmiyetten önce Arap toplumunda, kabileler arası savaşta esir alınan köleler ve cariyeler bulunmaktaydı. Onların hürriyeti yoktu, perişan bir durumdaydılar, muhtelif işlerde çalıştırılır, mal gibi de satılırdı. Kız ve kadınlardan oluşan cariyeler sahibinin bütün arzularını, bu arada cinsel isteklerini de yerine getirmek mecburiyetinde idiler.
İslâmiyetin geldiği zamanlarda, Arap toplumuna kölelik ve cariyelik iyice yerleşmişti. Bunu yasaklamak mümkün değildi. Kur’ân; bu zavallı insanlara yapılan zulmü ortadan kaldırmak için, özendirici teşvikler yaparak köleliğin yavaş yavaş terk edilmesi gereğinin mesajını, birçok ayetlerle verdi. Nûr 24/33 : …Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın… Her türlü zulmün karşısında olan İslâmiyet, zaman içinde bu haksızlığın giderilmesini istiyordu. Hz. Peygamberimizden sonra kölelik tamamen kaldırılacağı yerde, Emevî ve Abbasiler zamanında İslâmı yayma savaşları ile ele geçirilen binlerce insan köle ve cariye haline getirildi.
Pazarlardan satın alınan cariyelerin, efendileri (sahipleri) ile cinsel ilişkide bulunmaları, evin nikâhlı hanımında büyük sıkıntılara neden olmaktaydı. Kadın yuvasını terk ederek baba evine gittiği gibi, cinsel intikam istekleri de önlenemez hale gelirdi. İşte Kur’ân ve Sünnet’te bulunmayan bu aşırı örtünme ve eve kapama, kadının cinsel intikam hislerini önlemeyi amaçlayan bir tedbir olarak, İslâm ülkelerinde asırlarca uygulanmıştır.
Kimler aşırı örtünmeyi yaygınlaştırdı? Dünya nimetlerine, bilhassa kadınlara aşırı düşkün, ilim ve imandan yoksun devlet adamları, parayı tanrı edinen zenginler ile sözde din adamları; aralarında tam bir işbirliği yaparak, kendi kötü nefisleri istikametinde kadını aşırı kapatmışlar ve insan haklarına aykırı birçok uydurma hükümler oluşturarak onları eve hapsetmişlerdir. Bilhassa din adamlarının(?) davranış ve faaliyetleri çok üzücüdür. Kur’ân’daki bazı ayetler bilerek yanlış yorumlanmış veya çarpıtılmıştır. Kadınların giyim-kuşamı ile ilgili birçok uydurma hadis üretilerek, kadının tüm vücudu hatta sesi bile zinet kabul edilmiştir. Ayrıca kişisel yorum ve fetvalar ile, kadın ile ilgili Kur’ân ayetlerine aykırı birçok hükümler de oluşturulmuştur.
(Bkz. Prof. Dr. Zekeriya Beyaz-İslâm ve Giyim Kuşam-Say:230-240)
Allah katında erkek ile hiçbir farkı olmayan kadın, aşırı örtünme ve eve kapatılmakla ikinci sınıf insan durumuna düşürüldü. Oysa ne Kur’ân’da ve ne de Sünnet’te böyle hükümler bulunmamaktadır. Bunlar Hz. Peygamberimizden sonraki zamanlarda yapılan saptırmaların bir ürünüdür. Bazı İslâm Ülkeleri; nüfusunun yarısını teşkil eden kadını cemiyet hayatına sokmadığı için, onun büyük gücünden faydalanamamış, her alanda geri kalarak da gelişememiştir.
GÜZEL, SÜSLÜ GİYSİLERİNİZİ GİYİN7/31-32: Ey insanoğulları (kadın ve erkekler) ! Her mescide güzel, süslü giysilerinizi giyerek gidin… De ki : Allah’ın kulları için çıkardığı süsü… kim haram etti? De ki : O, Dünya hayatında inananlarındır…
7/26 : Ey Ademoğulları ! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi ve süs kıyafeti indirdik…
Cenâb-ı Allah; özenerek ve en güzel biçimde yarattığı kullarının çirkin, derbeder ve bayağı giyinmemesini; Tin 95/4: Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık. ayeti ile vurguladığı gibi, en güzel olarak var olan insanın yaratılışına yakışır şekilde temiz ve süslü giysiler içinde mescitlere gitmelerini buyurmaktadır. Temizlik ve güzelliğe bürünme, Yüce Yaratıcı’nın istediği gibi yaşam boyunca da devam etmelidir. İnsanlar için yaratılan zinet (süs) örneğin pamuk, keten, ipek, yün gibi şeyleri kim haram kılabilir? Hepsi de inananlar içindir.
Kur’ân, örtünmede belli bir giysi şekli önermemiştir. Kadın veya erkeğin giysisi; Nûr 24/30-31 ayetinin örtünme için çizdiği sınırlar içinde iklime, tarihe, örfe yani halkın kabul ettiği adete uygun olarak kendisine en çok yakışanı seçmelidir. Vücudun çekici yerlerini dışarı fırlatarak dar, allı morlu giysiler ile kendini teşhir edenler, giyene yakışmadığı gibi ona sadece seks aracı olarak bakılmasına sebep olur ve insanların da beğenisini kazanamaz. Oysa kadın; mükemmel bir anne, iyi bir eş ve topluma birçok alanlarda hizmet veren bir varlık olduğunu unutmamalıdır. Halkın memnun olduğu bir giyinme şeklinden, Allah’da memnun olur. Her İslâm Ülkesinin elbisesi ayrı ayrıdır ve kendi özelliklerini taşır. İran’da İran giysisi, Yemen’de Yemen giysisi kullanılır. Temiz ve güzel giyinmek, süslenmek inananlara helâldir ve Allah’ın emridir.
Çarşaf, hiçbir zaman dindarlık kıyafeti olmadığı gibi, Kur’ân’ da çarşafın giyilmesi hakkında herhangi açık bir hüküm de yoktur. Yüce Yaratıcı’nın özenerek en güzel biçimde yarattığı kadınlar, çarşaf giyerek kendilerini çirkinleştirmemelidir.
yazdıklarınızın birçoğuna kesinlikle katılmıyorum… Örtünmenin gâyesi, başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı, meşrû olmayan isteklerden sakınmaktır. İnsandaki edeb ve hayâ duygusu, örtünmeyi gerektirir. Örtünmede asıl gâye, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmak olmalıdır.
doğru..
Kadının örtülü olması, hürriyetini kısmak için değil, bilakis şeref ve iffetini korumak içindir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de:
“Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına, dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanınıp eziyet edilmemelerine daha uygundur. Allâh çok yarlıgayıcıdır, çok esirgeyicidir.” (157) buyurulur.
sizin yazdıklarınızla bu ayet çelişiyorr!!!!!!!!!!!!!!
kadının süslenmesi helaldir ama kendi eşinee!!!!!!
“Mü’min kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar,ırzlarını korusunlar, ziynetlerini açmasınlar! Bunlardan görünen kısmı (yüzler ve eller) müstesnâ, başörtülerini, yakalarının üstüne koysunlar…” buyurulur.
yazdığınız ayetin devamnı yazmayı unuttunuz glb..
Ayette, saçların örtünmesine ait açık bir ifade bulunmamaktadır. Eğer saç mutlaka örtülmesi gerekse idi, kesin bir hüküm ile belirtilirdi. Ayrıca saç, vücudun çekici bir yeri de değildir.Hımar kelimesini kadının baş örtüsü olarak kabul edip, dolayısiyle saça da örtünme yükümlülüğü getirmek, ayetin amaçladığı hüküm ile ne kadar bağdaşır? Ayetten çıkan mutlak emir, kadın vücudunun çekici yeri olan göğüs bölgesinin kapatılmasıdır. Böylece o bölgeye gerdanlık gibi bir zinet de takılmış ise, bu da örtülmüş olacaktır.
bu ibare ÇOK YANLIŞŞŞŞŞŞŞŞ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Yanlış olan nedir.sen ikinci sınıf olamk istersen tercihin din değildir tercihtir,lütfen anlamak istediğiniz gibi anlamayın. merak edersen sana bir soru sorarım aklın karışır.
çaRşafın kadını çiRkinLeştiRdiği saçın öRtünmesinn saçma olduğu yazılan yeRLer….
ne demek bu….????
kim yazdı bunLarı..
Mantıklı şekilde açıklamışsınız,bunu anlamayıp dini batıllarına alet etmek isteyenler düşünme zamanlarını iyi değerlendirsin.
[...] kafayi yemis dusler kaynak:Kuran’da Kadın Asrı Saâdet Dönemi kaynak:BARTS VE KAPANMA | Uydurulan Din ve Kuran’daki Din http://www.kurandakidin.net Kuran Namaz [...]
bence örtü bir müslüman kadın için dinimizin simgesidir örtünmek bir bayanın nefsini terbiye etmesi için çok önemli bir imtahandır ve bunu Allah rızası için yaptıklarını unutmasınlar ve örtünen bir bayan allah rızası için örtündüğünü bilir ve ona göre yasamını sürdürür kendisini mümkün olduğunca haramdan günahtan uzak tutar ne mutlu tam anlamıyla örtünen bayanlara genç kızlarımıza onlar günümüzde parlayan birer yıldız gibilerFAKAT henüz örtünmemiş müslüman kardeşlerimizide saygıyla karşılamalı onları hoşgörü ve anlayışla örtünmeye teşvik edelim saygılar efendim
YA YANLISMI ANLADIM YOKSA BURDA BASÖRTÜ GEREKMEDIGINIMI SÖYLÜYOR ????
HERHALDE BURASI FEYTULLAH GÜLENE BAGLI OLANLARIN SITESI!! AYRICA SANKI AYETLERIN BI KAC KELIMESI DEGISTIRILMIS GIBI BIR HAL MEVCUT !!! DINIMIZLE OYNAMAYIN!!!!
bunca insan yanlış mı yapıyor?toplumun gerçekleri değişir.bu zamana kadar değişmeyen bir gerçek kalmış o da bir bayanın örtülü olması!!!
nasıl olur da hala bu insanlar örtünüyor?biz de açılıp saçılmasını biliriz..yaz gününde kapalı giyinmek başına örtüyü geçirmek size göre akıl karı değildir belki ama şunu da bilin ki Allah’ın bu emrini böyle ÇAĞDAŞ bir şekilde yorumlayıp insanları günaha sokmaktan çekinmiyor musunuz?Ki siz gerçekten Allah’a inanıyorsanız Kur’an’ın hükümlerinin her birisinin farz olduğunu bilirdiniz…
Size yazıklar olsun!!sizin gibi dini çağdaş yorumlayan insanlar sayesinde din de kalmaz edep de haya da!!!
Öbür dünyada göreceksiniz neyin ne olduğunu..siz yazın MODERN yaşama göre…bakalım öbür dünyada da modernlik sizin cezalarınızı modern hale getirebilecek mi?
ve siz esas kendisini çoook çağdaş akıllı mantıklı modern Batılı devletlerin seviyesinde zannedenler..kendinize örnek aldığınız insanlar daha düne kadar kendi tuvaletlerini altına yapan,yıkanmayan,mezhep farkından dolayı birbirlerini yakan insanlardı..neyse siz övünmeye devam edin kendinizle,Avrupalılarla…bakalım sonunda ne olacak?????
bu örtünme yorumunu yazan ÇOK İLERİ ZEKALI insanlar…SIFATINIZDAN UTANIN!!!
gül abla sana sonuna kadar katılıyorum .birde ne alakası var fetullah gülen le anlamadım yani…rahman ve rahim alan allah .cc.her şeyi biliyo merak etmeyin…
sorarım size eğer saç çekici bir yer değilse bi bayanda(ki bence kadını cazip hale getiren en önemli yerdir) tüm tv programlarında niçin tüm kadınların saçları yapılmış boyanmış? en paspal giyinen kadın saçları güzelse ilgi çeker… şampuan reklamlarında güzel olmayan ama saçları pırıl pırıl parlayan genç kızlar ortalıkta geziniyor? hem siz sadece bir kolye takılsa bile göğüs örtülü sayılır derken ziynet iddianızı çürütmüş olmuyor musunuz? bu ne büyük bir çelişki ve abes bir yaklaşımdır? ve siz kitlelere hitap ediyorsunuz lütfen hastalıklı düşüncelerinizi bu tür sayfalara yansıtmayın bu denli büyük bir otoriteyi böyle safsatalarla yıpratamazsınız. dikkat edin cidden zararlı çıkarsınız…. zekeriya beyaz gibi bi takım gerçeklikleri yok sayan artı çarpıtan bundan bi şekilde pirim sağlamayı amaç edinmiş.bizim beş paralık medyamızın en büyük oyuncaklarından olmuş ve bu sayede akademik kariyerini telovelelerde hiç eden yani bir güzünn hasatını yakan bi adamdan ve fikirlerinden yararlanan insanlardan hiç kimse zerre kadar bişi kazanamaz. geçin islam adına bişiler yapmaya çalışan düşünen insanları, hiç bişi bilmeyen insanlar bile bi din nasıl böyle olabilir diye düşünür bunlar var oldukça. nedir bu yaaa. komikmisiniz nesiniz. şakamı bu… geçin kardeşim bu işleri…zaten bu kadar veballe yaşanmaz sizi hakiki imana davet ediyorum.Allah hidayet verdiklerinden doğru yolu bulanardan etssin cümlemizi inşallah…
eal başkadır,tefsir başka.
Kuran-ı Kerim’in ayetlerini tefsir etmek size mi kaldı?
ayetleri kullanmışsınız resmen!!!
Kuran-ı Kerim’i en iyi anlayan peygamber Efendimiz(SAV)in hanımları ne giymiştir nasıldır bi araştırın öyle konuşun.
bilenler zaten bilir,ama biraz noksanlıkları olan insanların kafasını karıştırıyorsunuz!
Allah’ın ayetini kullananarak hem de yaaaaaaaaaa!
Allah rızası için Allah’tan korkun.
Ye hu hiç bişey yazmayın daha iyi.gerçek yerine insanların beynini bulandıracaksanız!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Peygamber Efendimiz Veda Hutbesinde
”SİZE İKİ EMANET BIRAKIYORUM,ONLARA SARILIRSANIZ KURTULURSUNUZ.BİRİNCİSİ KURAN-I KERİM İKİNCİSİ BENİM SÜNNETİMDİR”
açın bu iki emanete bakın…
Yazdiklariniz Tamamiyle dogru Katiliyorum.
Müslümanlar kurandaki islami degil kendi hayallerindeki ve duyduklari islam ile yetiniyorlar.
Misal Nur suresi 31 ayette bir gelin KIZ kayin babasinin yaninda basi acik olabilir diye serbest birakilmasina ragmen.
Günlük yasamda insanlarin duyarak ögrendikleri islamda yasak.
Yani müslümanlara dogru islami bilgi verilmiyor.
Allahin helal kildigini haram, haram kildiginida helal diye ögretenlerden daha zalim kim olabilir.
ben yazdiklariniza sonuna kadar katiliyorum kim ne derse desin dogru olanda bu dur yani bin yil onceki yasama dayanarak konusulacaksa erkeklerinde baslarini ortmesi gerekiyor ben sicaktan korunmak icin yapilmis olan bir uygulama oldugunu ve eger allah bizden carsaf giymemizi isteseydi bunu acikca kitabimizda yazardi ve bukadar kisa gecmezdi diye dusunuyorum ama elbette kapanmayi tercih edenlere saygi duyuyorum ve gelenek oldugu icin bunu surdurmekten vazgecemiceklerini biliyorum ama bana gorede sac erkegi tahrik etmez saci cok guzel ama kendi cirkin birine neden bakmazlar sadece saci icin aaa ne sac be bak simdi tahrik oldum diyenler varsa sapiktir gecmisin sartlari ile bu gunun sartlarini asla bir ttutmayiniz ve kuranin ozunde cok onemli olan insani hususlara onem veriniz lutfen cunki kuran-i kerim insanlarin dis gorunuslerine degil dunyadaki yasamlarinda onlari huzura ulastiracak tek kaynaktir onun icin geleneklerin orf ve adetlerin bastirilmis dayatmalarin kurana dayandirmayin once iyi insan olmak icin cabalayin allah herseyi zaten gorur sah damarimizdan daha yakin cunku
sözüm ona müslüman kardeşleri savundugunu söyleyen bazıları imam hatip liselerini ve baş örtülü üniversite talebelerini hedef göstermiştir.ve malesef en büyük darbeyide bahsi gecen insan(lar) yapmıştır.şimdi yazdıklarınıza katılıyorum bu baş örtüsü islamın kendisi gibi gösteriliyor.hadis de peruk takanlar lanetlenmektedirler fakat kızlarımızın öyle bir güdümlenmişlerkii bu hadisin farkında bile değiller.baş örtülerinin üstüne peruk takıyorlar.gülermisin aglarmısın
insanların üzerine nur saçılmasının anlamı nedir
burada sadece avrupatesiri altında kalmış sözde ilahiyat bitirmiş ama ilahi kelamı anlamamış hoca sıfatlı şeytanların görüşüne başvurulmuş neden tüm ümmet tarafından kabül gören hocaların görüşü alınmamış islamda bir konuda hüküm verilirken 4seye bakılır kuran sünnet icmai ümmet bunların 3üde başörtüsü var diyor.neden birileri hakikatı örtup insanları yanlış yönlendiriyorbir hadiste peygamberimiz buyuruyor aranızdan ilim kalkacak sahabe şaşırıyor içimizde alimler varken bu nasıl olur rasulullah diyorkı kıyamete yakınalimler ölecek yerlerine alim gibi görünenler geçecek onlar insanları fitneye düşürecek ve kendilerine tabi olanlarla birlikte cehenneme sürülecekler şimdi o fitnecilere soruyorum binlerce alim yanlış anladı da sizmi doğru anladınız .madem dogru söylüyosunuz,niçin kabul görmüyosunuz
ben zekeriya beyazdan örnek verilmesine takıldım biraz eğer benimsiyorsanız tabiki saygım sonsuz ama kadınlar özel günlerindeyken ibadet edebilir diyen,sürekli magazin içerikli programlara çıkan ayrıca çıktığı programda kendini ısırtan bi adamın sözlerine ne kadar güvenmeliyiz bilmiyorum.başörtüsü konusunda ise;Allah bizlere kuranı iletmesi ve bizlerin örnek alması için peygamberimizi seçti ve eğer peygamber efendimiz kuranı yanlış anlasaydı(ki bu mümkün değil) eşlerinin örtünmesini istemezdi.son olarak hz.aişe peygamber efendimizden bahsederken ‘onun ahlakı kuran ahlakıydı’demiştir yani bizlerde müslüman olarak kitabımızı ve peygamberimizi örnek almalı ve onlar nasıl istiyorsa öyle davranmalı,kurana kendi yorumlarımıza göre değil peygamberimizin yorumlarına göre uymalıyız
saygılar
herşeyi bir tarafa bırakıp kendimize bir soru soralım soralım. Biz insanların bu dünyaya gelişimizin amacı nedir. allahın bize ihtiyacımı var. biz neden yaratıldık.Oysa allahcc meleklerine dünyaya öylebir varlık getirecemki siz meleklerden üstünleri olacak. gendi hür özgür iradelerine bırakılacaklar özgür iradeleriyle öğrenmeye calışarak benim emirlerimi eksiksiz yerine getirmeye calışan kullarım.sizden üstündür buyuruyor meleklerine allah celle celalehü……..Biz bir makine aldığımızzaman o makinenin amacı icin kullanılması icin yanında kullanma şekli yazılan kılavuzuda vardır.klavuzu okumadan makineyi kullanamassın klavuzu okuyarak makineyi kullandığımızda makine üretiliş amacına ulaşır bizim icin yarayışlı olur kılavuzu okumadan kullanıldığında makine bizim icin yaramaz hale gelir. Ohalde bizi allah yarattığına göre yaratılan bütün insanların insanların dünyada yaşayış bicimleri ve şekilleri icin kesinlikle klavuzlarıda yaratanın kutretiyle verilmiştir ilk insan oğlundan buyana verilen kitaplar İNSANLAR TARAFINDAN değiştirilmiş enson kuranikerim buda değiştirilmemekle emrolunmuştur kimse değiştiremez.gelelim konumuza bütün insanlar cinsiyet dil ırk din inanış gözetmeksizin müslüman olarak doğarlar.bu insanlar gendigendilerini yönetme şekline gelene kadar yetişdikleri tarza ve inandıkları inanışa göre yaşamlarını sürdürürler devlet ırk dil gözetmeksizin böyledir.biz insanların cinsiyet gözetmeksizin deherli varlık olmamızın nedeni meleklerden üstün olabilmemizin nedeni.dünyada ömrümüzün sonuna kadar bedeni hareketleri beynimizin yönlendirdiği yönlere doğru hareket etmesinin dışında yapacağımız herişi ve her düşünceyi bizim hür ve özgür irademize bırakılmıştır iyiyi götüyü yaşamamızı secmemizi bize bırakmıştır allahcc… örnek insanlar ana baba kardeş eş gendi cocuklarını başkalarını öldüre biliyor ırzına gece biliyor.hırsızlık yapıyor başkalarının hakkını yiyor başkalarını hor görüyor allahım diyen oluyor peykamberim diyen oluyor dul ve yetimlerin hakkı yeniliyor…bazı insanlar allahın emirlerini yerine getiriyor bazı insanlar allahın emretmediği haraketleri yapıyor insan oğlunun yazmış olduğu kitaplara ve kurkulara inanıyor.herkes yaşatıklarıyla icraatlarıyla değerlendirilip sorkulanacak.biz hür irademizle.allaha inanmak bizlere bedeni ve dünyevi güzellikleri veren bizim icin her şeyi yaratan allaha nasıl saykısız olalım.biz insanlar birbirimizi hür bırakmazgen bizi yaratan allah yukarıda belirtttiğim özgürlüklerle bizi bırakan bize doğru yolu yanlış yolu belirterek bizi hür irademize bırakan allaha nasıl saygısızlık edelim ona nasıl şükretmeyelim ona nasıl boyun bükmeyelim ona nasıl şükretmeyelim.sükretmek namaz kılmaktır.oruc tutmaktır zekat vermektir şahadet getirmektir allaha asi olan insanlar dışındaki bütün insanlara insan gözetmeksizin din dil ırk fakir zengin gözetmeksizin saygılı olmak saygılı davranmak ve yardımlaşmak topluluk olmak birbirimizin haklarını korumak demektir.doğanın güzelliklerini gerektiği kibi insanlığın zararına deyil yararına gerekenşekillerde kullanmaya calışmaktır.kadın erkek kesinlikle insan olarak allahın eşit kuludur.ama kadın erkek birbirinden kesinlikle birbirinden feklıdırlar.dünyada kadın nekadar değerliyse erkekte okadar değerlidir.cok yakın akrabalık dışındaki kadılar erkekler evli olsun bekar olsun biryerlerinden birbirlerine karşı biri olmasada biri kesinlikle bir şeyler hissederler bütün hepsi kesinlikle.böyle yanlış insanların yanlış görüş düşünce ve hareketlerine karşı erkek ve kadın namahrem yerlerini örtsün emri var kadının nerdeyse yüzü eli haric heryeri.erkeklerde göbekle diz arası.yukarıda yazdığımız allaha inanmanın gereği emirlerini hürve özgür irademizle yerine getirmektir.eğer inanan kadın insanlar isdedi diye deyil allahın emrini yerine getirmek icin örtünürlerse allahın emrini yerine getirmiş sayılırlar. allaha inanarak örtünmeyi isteyen kadın yada erkeği engellemeye calışan herkimse allahın verdiği emirlerine karşı cıkmak tanımamak temektir.allaha saygısı olmayan insana insana saygısıolmayan allaha saygısı olmaz.inanışı insan sadece dışında deyil icinde yaşamalıdır insan görünüşüyle deyil icraatleriyle tanınır anlaşılır onun icin kimsenin giydiğiyle uğraşmayalım inanıpta kiyinenlerede karışmayalım allah kadınların toplum icerisinde vucut hatlarını belli etmeyecek şekilde toplumu huzursuz etmeyecek ve temiz birşekilde örtünmelidir.vurgsunu yapmıştır.
ozaman insanlar dört dörtlük olmadığına göre kadılar erkeklere karşı iffetlerini korumalıdır herzaman bir erkehin birkadında ister cirkin olsun ister güzel olsun hoşlanacahı bir yerleri vardır.mülümn kadın belirtildiği gibi örtünmelidir .allağın emri oku. anlayarak oku söylenenlere deyil insanların her yazdığına deyil insanların her yaptığına deyil insanların her yaşadığına göre deyil kendimiz kendi dilimizde kuranı yani klavuzumuzu anlaya anlaya cözecöze okuyarak anyalım yaşamaya calışalım.peykamberimizi örnek alalım halifelerimizi örnek alalım insanlara zarar vermeden insanlara yardım ederek allaha gercekten inanan insanları örnek alalım toplum ve birlik olalım okuduğunuz icin teşekkür ederim kafanızı yordum zamanınızı aldığım icin özür dilerim hakkınızı helal edin
Aklı ytmeyen bir avuç insan bu yazıları kendine göre yorumlamış, gerçek bilgiye ulaşmak isteyenler gitsinler bandrollü, izinli, gerekli incelemeleri yapılmış vs herneyse kuran mealini alıp okusunlar, kuranda herşey kesin hükümlerle belirtilmiştir, bunu yapıcaksın bunu yapmicaksın gibi…burdaki vatandaşlar da insanlar nasıl olsa açıp okumaz burdan edindiği bilgiyle yetinir diye kendilerine göre sallamışlar, kuranın neresinde kaçıncı ayetinde yazıyor kadının başını kapatmasının mecburi olmadığı bize söylede okuyalım bakalım, sen Kur’anı kerimi incille karıştırdın galiba senin okuduğundan başkk bir örneği yok zannediyosun…!!!
yani dünyada iyi ahlak kul hakkı vs herşeyi hakkıyla yerine getirdiniz. Allah’ın(c.c) mükemmel yarattığı insana gereken değeri verdiniz sırada örtünelimmi örtünmeyelimmi kaldı.herkes kendi nefsini terbiye etmeyi öğrense isterse millet çıplak gezsin kimse kimseye kötülük yapmaz.burka giyen kadınların bile tecavüze uğradığı yerde neyin eksik olduğu aşikar.önce kirlenmiş kalplerden arınsın insanlar.kadını sarıp sarmalayıp örtüye erkeğin herhaltı yediği bir düzende iyişeydenbahsetmek zor. yok efendim işte inancımız böyle emrediyor denmesin herkes ahlaklı olmaya kendinden başlasın kendi namusunu şerefini inancını tam olarak yerine getirmekle uğraşsın başkasının namus bekçiliğini yapmasın.kadınları da hor görmesinler çıkarları için kullanmasınlar.böylece Allah’ın (c.c) hoşnutluğunu kazanmış olur.
Esin arkadaşımıza katılıyorum, dediklerine bir şey eklemek istiyorum.Düzenli ve iyi eğitilmiş bir toplum ile özlediğimiz huzur ve Yüce ALLAH’ın rızasını kazanabiliriz.
Aralık 24, 2006 17:00 PM'
% 100 doğru mantıklı ve insani açıklama tebrik ederim
dininimizi bilmeden konuşanlarada teessüfler..!